confessions

elhanefi

Akıllı

  1. toplam giri 787
  2. takipçi 47
  3. puan 5261

ihvanı müslimin

elhanefi
İhvanı Müslimin Hareketi, Hasan El-Benna tarafından kurulmuş ehli sünnet bir yapıdır. Mısır, Irak ve Suriye'de Halk üzerinde ciddi bir etkisi vardır. ancak, İhvanı müslim hareketi ilerleyen süreçte ciddi yozlamaşlar geçirmiştir. Önce Halkı galeyana getirerek devrime götürür. Daha sonra ise sahada ki gücü ile, pazarlıklar yaparak köşeye çekilir. İhvanı Müslimin geçmişte ki hatalarından asla ders çıkartmayan ve her defasında bu hatalarınd diretmeye devam eden bir yapı haline geldi ne yazık ki...

Bunun en son örneği, Sisi'nin İhvan tarafından başa getirilerek onların sonu olması idi. İhvan, daha evvel de böyle bir hataya girmiş ve başa getirdiği siyasiler onların hayatını karartmıştı.

Allahu teala, İhvana özüne dönmeyi ve hatalarından ders çıkartıp yeni bir metod geliştirmeyi nasip etsin.
4

ehli sünnet kime denir

elhanefi
Ehl-i sünnete göre dinin temel iki kaynağı vardır. Birincisi Kur'an-ı Kerim, ikincisi ise Hz. Peygamber'in sünnetidir.
İman ve amel birbiriyle sıkı bir ilişki içerisindedir. Ancak ameller imana dâhil değildir.
Bütün inananlar kardeştirler. Ehl-i kıbleyi tekfir etmek kesinlikle caiz değildir. ( Ehli Kıble'nin Tekfirinde Ciddi şartlar vardır )
Ehl-i kıble olmasına rağmen, büyük günah işleyenler, imandan çıkmazlar fakat günahkârdırlar. Ancak işledikleri günahlardan tövbe etmeleri farzdır.
Allah katında insanlar ancak takvayla üstünlük sağlarlar.
İman edilecek hususlar açısından iman artıp eksilmez. Ancak kalplerdeki iman nuru, Allah sevgisi, kulluk şuuru ve ibadet zevki, kulun haline, edebine ve niyetine göre artar ve eksilir. Sürekli işlenen günahlar kalbi öldürür, imanı zayıflatır ve ibadet neşesini yok eder.
Bütün müminler Allah'ın dostudur. Ancak müminlerden muttaki olanlar, takvada üstün olanlar Allah'ın veli kullarıdır. Allah dostlarından ve veli kullardan sadır olan kerametler haktır. Fakat velilik için keramet şart ve lazım değildir.
Ehl-i sünnet, sevdiğini Allah için sever, buğz ettiğine de Allah için buğz eder. Nefsi için kimseye düşman olmaz.
Ehl-i sünnet, bütün âlemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed (s.a.s) Efendimizi hayatında örnek edinir. Bunun için bir Müslüman, hiçbir halde hiçbir kimseye zulüm yapamaz. Müslümanın temel ahlâkı, kusurları affetmek, insanları güzel öğüt ve ikna yoluyla hayra davet etmek, doğruyu yaşayarak göstermek ve herkese iyiliği emretmek ve kötülüklerden de sakındırmaktır.
Ehl-i Sünnete göre, ahirette peygamberlerin ve Allahu Teala'nın izin verdiği salihlerin şefaati haktır. Allahu Teala ahirette müminlere cemalini gösterecektir.
Eh-i Sünnete göre, Cennet ve cehennem ebedidir. Kalbinde zerre kadar iman ve Allah sevgisi ile ilâhî huzura gelenler, günahları yüzünden cehenneme girseler de, orada ebedî olarak kalmayacaklardır.

Bu itikada sahip kimselere ehli Sünnet ismi verilir.

htş terör listesine alındı

elhanefi
Suriye'nin kuzeyindeki İdlib bölgesi ve kırsalındaki geniş bir alanı kontrol altında tutan, ülkedeki en büyük rejim karşıtı muhalif oluşum olarak gösterilen Tahriru'ş Şam Heyeti (HTŞ) 29 Ağustos 2018 tarihinde yayımlanan Resmi Gazete'de yer alan güncellemeye göre 'terör örgütü' statüsüne girdi.

Yapılan güncellemeyle HTŞ, Nusret Cephesi'nin devamı niteliğinde gösterildi.

HTŞ, Suriye'nin kuzeyindeki bölgelerde Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından kurulan gözlem noktalarının keşif ve inşa süreçlerine eşlik etmiş, konuyla ilgili gelişmeleri kendi resmi haber ajansı olan "İba" üzerinden duyurmuştu.

29/08/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ilgili kısım şu şekilde:



mezhep var mı

elhanefi
İslam'da mezhepler vardır. Delil diye sunmuş olduğunuz Ayetleri " İtikadi " noktalarda ki ayrılığa değinmektedir. Ehli Sünnet Vel Cemaat ise Hak olan İtikattır. Nitekim Allah Resulu (S.A.V) buyurdular ki :

" Ümmetim, 73 Fırkaya bölünecek, yanlız bir fırka cennete girecektir. " İşte bu fırka, tüm bidat ve sapkınlıktan uzak olan Ehli Sünnet İtikadıdır.

İslam'da 4 Hak Mezhep vardır. Bunlar : Hanefi, Maliki, Şafi ve Hanbeli Mezhebleridir. Hepsi de Ehli Sünnetin kıymetli ve muteber mezhepleridir.
Bu Mezheplere uymak vaciptir. Yani, her müslümanın tabi olması gereken bir mezhebi vardır. Mezhepler, Müslümanları büyük bir yükten kurtarmakta ve müslümanların sıkıntılarını minimuma indirmektedir.

Değerli Gardaşlarım:

Mezhepler, Dinin en büyük kaleleridir. Düşman, İşgali sürdürebilmek için Müslümanların sığınağı olan bu kaleleri ortadan kaldırmak ve şehri savunmasız bırakmak istemektedir. Bu zamana kadar yetişen bir alim olmasın ki tabi olduğı bir mezhep olmasın. Mezheplerin Allah resulu zamanından sonra çıkmış olması " İslam da var olmadığı " anlamı taşımamaktadır. Bilakis: İslam'da mezhebin taa asr-ı saadet devrinde oldıuğuıda görülebilir.

Nasıl mı?

Allah Resulunün Sahabeleri Müçtehid makamında idiler. Ancak, buna rağmen bazı sahabeler, kendilerince içtihad etmek yerine başka sahabelerin görüş ve içtihadlarına göre hareket etmiştir. İşte bu bir mezheptir. Ancak, İşte Şimdi ise 4 hak mezhebin varlığınu ıspatlamak için yeterli olabileceği kanısındayım. Diyebilirsiniz ki, Allah REsulunün mezhebi var mıydı?

Böyle bir soruyu sormak aslında tehlikelidir. Zinhar, Kimse Allah resulü ile eşit değildir olamaz da. Allah Resülü insanlara din-i Mübini öğreten idi. Bu sebebden Kendisi Peygamber olmakla beraber, Bir Müçtehid Bir Alimdir. Yani Dini öğreten odur. Onun öğretilerini sonra ki nesle aktaran Ashab-i Kiram Efendilerimizdir. Ashabı Kiramdan aldıkları bilgileler karşılığında bir metod geliştiren ve bunu bugünlere ulaştıran işte o 4 büyük imam ve talebeleridir.

Efendiler!
Allah Resulü buyurdular ki " En Hayırlı nesil,Sahabe, Tabi'in ve Et-Tabiindir "

Bu ne demektir bilir misiniz? İlmin çoğaldığı, İslamın altın devrini yaşadığı, Nice Alimlerin yetiştirileceğini müjdeleyen zaman dilimidir. Ondan sonra işte ümmetin bozulması gerçekleşmiştir. Google'den aratarak ulaştığımız o ilmi, o küçümsenen - hatta hakaret edilen - O büyük imamlar vesilesi ile mümkün oldu. Bizler günde 12 saat uyurken, o imamlar 2-3 saat uyuyordu. İlmi yayabilmek için yemeklerini azaltanlar, uyku sürelerini 2 saate indirenler ve durmadan her vakitte ilim için yola düşen, kitaplar yazan bu uğurda canlarını çekinmeden feda eden İmam-ı Azam, Kuran mahluktur demediği için yüzlerce kırbaç yiyen İmam Ahmet B.Hanbel, artık yediği dayaklardan dolayı namazda ellerini kaldıramayan İmam Malik ve Diğer gözde imamımız İmam-ı Şafi'idir. Onların yetiştirdiği o büyük imamlar, müçtehidler vesilesi ile bugün büyük bir ilim havuzuna sahibiz..

Bu İlme sahip çıkıp korumak yerine, Kuran'ı Meal'dan okuyarak hüküm vermeye, içtihad etmeye kalkıyor. 1 Harfin bile hakimi olamıyorken fetvalar veriyoruz.

İmam Malik'e sorarlar Bir İnsanın fetva verebilmesi için ne kadar hadis bilmesi gerekir diye.. 600 bin hadis ezberi ile belki diyor verilebilir şeklinde cevap veriyor.

Allah Resulü buyurdular ki : Her Kim Kuranı kendi görüşüne göre tefsir ederse, Kafir olur...

İşte bu hadis tehdit dolu bir hadistir. Kuranı yorumlarken, basiretsizce, ilimden uzak, arapçaya hakim olmayarak, nesih-mensuhu bilmeden, nüzul sebeblerini bilmeden tefsir yapmak, ayete anlam katmak insanı küfre sokar..

O sebebden, Mezheplere tabi olun. ne kadar çok büyük yükten kurtulduğunuza kendiniz şahid olacaksınız.

şia mezhebi

elhanefi
Kuran'da Aişe(r.anha) annemizin iffetli olduğu ayetle belirtilmesine rağmen Şia'dan bir çok kimse ona iftira atarak küfre girmekteler. Ayrıca Şia'da zinanın adı müta nikahıdır. Şia, Aşerei mübeşşereden olan Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer ve Hz. Osman'a lanet ederek hak yoldan sapmış bulunmaktadır..
Dalalet Mezhepleri ise, ehli sünnetin dışına çıkmış olup ya sapıtmışlardır veya küfre girmişlerdir.

ibahiye mezhebi

elhanefi
llah'ın varlığına ve birliğine inanan, peygamberlerin hak olduğunu kabul edip, onların getirdiği şeyler de yalan olabileceğini iddia eden filozoflarla, bazı sapık mutasavvıflar ve İbahiye Mezhebi'ndekiler de kafirdir.

sapık mutasavvıflar mezhebi

elhanefi
Allah ile oturup konuşulur, O'nun yanına çıkılır, Allah bazı veli ve mürşidlere hulul eder (içine girer), dolaysı ile mürşide itaat eden, Allah'a itaat etmiş olmuş olur.” diyen bazı mutasavvıflar, hırıstiyan ve yahudiler ve Batıni Mezehebi'ndekiler de kafirdir.

tabiatçılar mezhebi

elhanefi
Evrenin kendi kendine yaratıldığını kabul eden Tabiatçılar, iki ilah var olduğunu kabul eden filozoflar, ezelde Allah ile bir başka ilah olduğunu, evrenin (kainatın) sanatkarı ve düznleyicisi başka bir ilah olduğunu kabul edenler de kafirdir.
2 /