confessions

elhanefi

Akıllı

  1. toplam giri 787
  2. takipçi 47
  3. puan 5261

türkiye'de ne oluyor

elhanefi
Sahii noluyor türkiye de?

TSK'ya yeniden kemalist komutanlar, kritik makamlara geri getiriliyor? Adaletin, onları paklaması onların müslümanlar için tehdit oluşturmadığı-oluşturamayacağı garantisini kim verebilir? Bunların, geçmişte neler yaptıklarını unuttunuz mu? Müslümanlara her türlü zulmü reva görmüş bu kimselerin o makama geri getirilmesinde ki amaç nedir? FETÖ'cü teröristlerin onlara kumpas kurarak uzaklaştırması, onların haklı olduğu kanısı uyandıramaz ki? Bu adamlar, Vatansever olabilir. Ama her vatanını sevenin İslam'ı ve Müslümanları sevdiğini kim nasıl iddia edebilir?

Farkında olmayabilirsiniz, TSK'yı yeniden Kemalistler idare etmeye başlıyor. Mühim kademelere onlar getiriliyor. En kritik makamlarda onlar var. Bu ne demek oluyor sizce? Bu Milletin ehli sünnet evlatları yok mu? Ciddi makamlara getirilebilecek? Kemalistlerin, Kafir olduğunu bilmeyen mi var? ( Humanist-Ilımlı Müslümanlar hariç )

Gelecek zamanda onların yeniden Devlet için tehdit olmayacağını nasıl garanti edebilirsiniz? ki tarihe baktığımız zaman Bir çok darbenin arkasında onlar vardı. Ateist'te vatansever olabilir. Vatanı sevmek ayrı bir mevzu.. İman ile alakalı bir şey değil vatanı sevmek. ( Bu hususta ki hadis, Mevzu/Uydurma Hadistir )

Bir yandan ihya etmeyi planlarken, öteki taraftan yıkılması için zemin hazırlıyoruz resmen kendi ellerimizle!
Ordu, Kafirlerin elinde olmaz. Ordu Müslümanların Elinde olmalı...

yavuz sultan selim

elhanefi
Osmanlı'ya Hilafeti getiren Zat-ı Muhteremdir. Görülen bir rüya üzerine Halifelik, Yavuz Selim Han'a layık görülmüş, Bu rüya üzerine mısıra sefer düzenlenerek Halifelik, Osmanlıların eline geçmiştir. Böylelikle Osmanlı, İslam dünyası liderliğini üstlenmiştir.

cezaevlerinde 35 bin kişinin yerde yatması

elhanefi
Evet. Cezaevleri bu konuda çok sıkıntılı. Kendim 23 Mart 2018'de tahliye oldum. Hatay t tipinde 1 hafta kaldım. küçük bir koğuşta tam kırk kişi vardı. Bir çoğumuz yerde yatıyorduk. Namaz vakitleri bu sebebden cok sıkıntılı idi. 1 hafta snra antep kapalı l tipine sevk edildim oradada vaziyet aynı idi. 6 kişilik koğuşta tam olarak 23 kişi kalıyorduk. ( sonradan gelen tahliyerlerle koğuş sayısı 8'e düştü. )

Gerek yönetim olarak, gerekse koşullar itibari ile cezaevleri çok sıkıntılı idi.

NOT: Neden diye yatacağımı soracak olursanız yazim şimdiden.. ( El-Kaide/ELnusra)'dan ötürü cezaevinde kaldım. Güncel adı ile HTŞ.
1

türkiye güçlü mü

elhanefi
Türkiye güçlü mü sizce?

Nacizane yorumum şudur:

Türkiye, Ortadoğu devletleri arasında güçlü bir devlettir. Bu elinde ki gücü Ortadoğu devletleri arasında Türkiye'yi, Diğer devletlerin halklarına cazip ve güvenli bir liman olarak görmelerine olanak tanıyor. Ancak, Hakikaten Türkiye, Türk Halkının iddia ettiği gibi güçlü bir devlet mi?

Elbette ki Hayır!

Halkımızın böyle söylemesi sadece devlete karşı duymuş oldukları sevgide ki tutarsızlıktan kaynaklıdır. Ancak, Türkiye'nin önce ki ve sonra ki durumunu kıyas edecek olursak şayet, Evet. Türkiye'de ciddi değişimler olmuş, gözle görülebilir bir takım ilerleme ve gelişmeler görünmüştür. Türkiye, bu gelişmeyi yapabilmek için " Borçlanarak Büyüme " Stratejisi izlemeyi tercih etmiştir. Ama bu metod ise tehlikeli bir metod olduğu bilinmeli ayaklar ona göre uzatılmalıydı.

Halkımızın, Türkiye Dünya'nın en güçlü devletidir söylemi sadece bir hayaldir. Bir Toz pembe görüştür. Türkiye'nin dünyanın en güçlü devleti olduğu söyleminin doğruluğunu anlayabilmek için son günlerde ki yaşananlara bakmamız yeterli olacaktır. Yeter ki görmek isteyelim.

Her vatandaş elbette ki ülkesinin güçlü olmasını, Dünyada söz sahibi olabilmesini, siyaseti şekillendirebilme kaabiliyetine sahip olmasını ister. Ancak, halkımız eleştiri yapanları " Hain olmak, Fetöcü olmak vb. " bir takım sebeblerle suçluyor. Sanki kendilerinden başka herkesin bu ülkeyi hep uçuruma sürüklemek istediğini iddia ediyor, bu söylemlerle dolaşıyor.

Yazıktır. Bu Halk bu şekilde bir araya gelmez. Siyasete değinmeyeceğim. Çünkü, Oy Kullanmayı Partileri desteklemeyi doğru bulmuyorum. Bu tür desteklerle ülkenin şahlanabileceğine de inanmıyorum. Çünkü başa gelen A Partisi Kendi partisi dışında ki B, C, E partilerini diskalifiyet etmeye çalışıyor. Birlik ve beraberliği sağlayamıyorlar..


Ülke, Söylemlerle değil. İcraatlerle güçlenir. Ayrışarak değil birleşerek kuvvetlenir. Ehli Sünneti tek çatı altında birleşip gücünü toparlaması lazım. Buna inanır bunu dile getiririm.

müslüman arkadaşlara bi sorum var

elhanefi
Sorunun cevabına geleyim:

Allah'u Teala, Kuran'ı kerim de ben insanları ve cinleri ancak bana ibadet etsinler diye yarattım buyurmaktadır. Seni yoktan var eden bir yaratıcı, neden yaratıldığını, ne amaçla dünyaya gönderildiğini bilmeni ve bunun bilincinde olup tefekkür etmeni böylelikle Yüce yaratıcıya ibadet etmeni ister. Bu yaratıcının senin üzerin de ki hakkıdır. Ancak, Rahmeti sonsuz olan bir yaratıcı, kendisinden gafil olan ve bu bilincin dısında hareket ederek kendine iman edenleri zor durumda bırakanları, onun emirlerine uymayıp zorluk ve zorbalık çıkartanları cezalandıracağını açıklamıstır ve bu son derece doğal ve mantıklıdır.

Tebbet Suresi, Ebu Leheb'in ölümünden 8 sene önce nazil olmuştur. Oysa Ebu Leheb Bu 8 yıl içinde 1 kez bile iman etmemiş, son nefesine kadar İslam'a Ve Resulullaha karşı savaşmaya her türlü zorbalığı çıkartmaya devam etmiştir. Oysa ki Ebu Leheb, Resulullah'ın bu haberine karşılık olarak, Onun Haşa Sözünü yalanlamak için Takiyye yaparak İman ettim diyebilir ve İnen ayetleri haşa! çürütebilirdi.. Ama Allah'u teala buna bile izin vermedi. Ebu Lehebin 8 yıl öncesinden ölümünü nasıl olacağını bildiren bu sözlerin, Bir beşer sözü olmadığı bu sözlerin Bir yaratıcıya ait olduğunun en açık ve net kanıtıdır. Yine de inanmak istemeyebilirsin Bizler, seni İslam'a iman hususunda zorlayacak değliz. Ancak, vereceğin karar doğrultusunda Öte ki tarafta vermiş olduğun kararın karşılığını göreceğini bilmeni isteriz.

Dinde zorlama yoktur ayeti, sizler için inmiştir. Müslüman olmayanları zorla Müslüman yapmayız.

her gün bir hadis-i şerif

elhanefi
peygamber efendimiz (asm) bununla şu üç manayı anlatmak istemiştir:

birincisi: cenab-ı hak yarattığı her mahluk için bir melaike vazifelendirmektedir. bunlara "müekkel melekler" diyoruz. dünyanın da iki tane müekkel melaikesi vardır ki, bunların isimleri "sevr" ve "hut"tur. yani "öküz" ve "balık".

ikincisi: on dört asır önce, yani peygamberimiz (asm) ve sahabelerinin yaşadığı asırda, en önemli iki geçim kaynağı çiftçilikle avcılıktı. bu şimdi de kısmen böyledir. ziraatın sembolü öküz, avcılığın sembolü ise balıktır. işte, peygamberimiz (asm) "dünya öküzle balığın üstündedir." hadisiyle bu hakikate parmak basmış, insanların geçiminde en mühim iki kaynağı gayet beliğ bir tarzda ifade etmiştir.

üçüncüsü: bilindiği gibi, tekniğin henüz yeterince gelişmediği devirlerde dünyanın durduğuna, güneşin döndüğüne inanılırdı. halbuki zamanla bunun tersinin doğru olduğu kesin olarak anlaşıldı. eski bilgilere inanan insanlara bu gerçeği doğrudan doğruya anlatmak kolay değildi. böyle yapılsaydı, belki de birçok insanlar islam nurundan istifade edemeyeceklerdi. resul-i ekrem (asm), bir edebi sanat yaparak cevap vermiş ve o asrın insanlarını tatmin etmiştir.

dünya güneşin etrafında dönerken hayali on iki menzilden geçer. biz bunlara "burçlar" diyoruz. bu burçlardan ikisinin adı "öküz" ve "balık"tır. peygamber efendimize (asm) ayrı ayrı zamanlarda dünyanın ne üstünde durduğu sorulmuş, o da birinci defasında "öküzün", ikinci defasında "balığın" üstünde duruyor diye buyurmuştur. bu cevaplarıyla, soru vakitlerinde dünyanın öküz ve balık burçlarından geçmekte olduğunu, fakat güneşin yerküresinin etrafında dönmediğini aksine yerküresinin güneşin etrafında döndüğünü de on dört asır önceden haber vermiştir.

peygamber efendimiz (asm) mecazlı ve kinayeli bir sözle üç büyük hakikati en güzel şekilde dile getirmiş, hem o asırdaki, hem de daha sonraki asırlardaki muhataplarını tatmin etmiştir.

mezhep var mı

elhanefi
İslam'da mezhepler vardır. Delil diye sunmuş olduğunuz Ayetleri " İtikadi " noktalarda ki ayrılığa değinmektedir. Ehli Sünnet Vel Cemaat ise Hak olan İtikattır. Nitekim Allah Resulu (S.A.V) buyurdular ki :

" Ümmetim, 73 Fırkaya bölünecek, yanlız bir fırka cennete girecektir. " İşte bu fırka, tüm bidat ve sapkınlıktan uzak olan Ehli Sünnet İtikadıdır.

İslam'da 4 Hak Mezhep vardır. Bunlar : Hanefi, Maliki, Şafi ve Hanbeli Mezhebleridir. Hepsi de Ehli Sünnetin kıymetli ve muteber mezhepleridir.
Bu Mezheplere uymak vaciptir. Yani, her müslümanın tabi olması gereken bir mezhebi vardır. Mezhepler, Müslümanları büyük bir yükten kurtarmakta ve müslümanların sıkıntılarını minimuma indirmektedir.

Değerli Gardaşlarım:

Mezhepler, Dinin en büyük kaleleridir. Düşman, İşgali sürdürebilmek için Müslümanların sığınağı olan bu kaleleri ortadan kaldırmak ve şehri savunmasız bırakmak istemektedir. Bu zamana kadar yetişen bir alim olmasın ki tabi olduğı bir mezhep olmasın. Mezheplerin Allah resulu zamanından sonra çıkmış olması " İslam da var olmadığı " anlamı taşımamaktadır. Bilakis: İslam'da mezhebin taa asr-ı saadet devrinde oldıuğuıda görülebilir.

Nasıl mı?

Allah Resulunün Sahabeleri Müçtehid makamında idiler. Ancak, buna rağmen bazı sahabeler, kendilerince içtihad etmek yerine başka sahabelerin görüş ve içtihadlarına göre hareket etmiştir. İşte bu bir mezheptir. Ancak, İşte Şimdi ise 4 hak mezhebin varlığınu ıspatlamak için yeterli olabileceği kanısındayım. Diyebilirsiniz ki, Allah REsulunün mezhebi var mıydı?

Böyle bir soruyu sormak aslında tehlikelidir. Zinhar, Kimse Allah resulü ile eşit değildir olamaz da. Allah Resülü insanlara din-i Mübini öğreten idi. Bu sebebden Kendisi Peygamber olmakla beraber, Bir Müçtehid Bir Alimdir. Yani Dini öğreten odur. Onun öğretilerini sonra ki nesle aktaran Ashab-i Kiram Efendilerimizdir. Ashabı Kiramdan aldıkları bilgileler karşılığında bir metod geliştiren ve bunu bugünlere ulaştıran işte o 4 büyük imam ve talebeleridir.

Efendiler!
Allah Resulü buyurdular ki " En Hayırlı nesil,Sahabe, Tabi'in ve Et-Tabiindir "

Bu ne demektir bilir misiniz? İlmin çoğaldığı, İslamın altın devrini yaşadığı, Nice Alimlerin yetiştirileceğini müjdeleyen zaman dilimidir. Ondan sonra işte ümmetin bozulması gerçekleşmiştir. Google'den aratarak ulaştığımız o ilmi, o küçümsenen - hatta hakaret edilen - O büyük imamlar vesilesi ile mümkün oldu. Bizler günde 12 saat uyurken, o imamlar 2-3 saat uyuyordu. İlmi yayabilmek için yemeklerini azaltanlar, uyku sürelerini 2 saate indirenler ve durmadan her vakitte ilim için yola düşen, kitaplar yazan bu uğurda canlarını çekinmeden feda eden İmam-ı Azam, Kuran mahluktur demediği için yüzlerce kırbaç yiyen İmam Ahmet B.Hanbel, artık yediği dayaklardan dolayı namazda ellerini kaldıramayan İmam Malik ve Diğer gözde imamımız İmam-ı Şafi'idir. Onların yetiştirdiği o büyük imamlar, müçtehidler vesilesi ile bugün büyük bir ilim havuzuna sahibiz..

Bu İlme sahip çıkıp korumak yerine, Kuran'ı Meal'dan okuyarak hüküm vermeye, içtihad etmeye kalkıyor. 1 Harfin bile hakimi olamıyorken fetvalar veriyoruz.

İmam Malik'e sorarlar Bir İnsanın fetva verebilmesi için ne kadar hadis bilmesi gerekir diye.. 600 bin hadis ezberi ile belki diyor verilebilir şeklinde cevap veriyor.

Allah Resulü buyurdular ki : Her Kim Kuranı kendi görüşüne göre tefsir ederse, Kafir olur...

İşte bu hadis tehdit dolu bir hadistir. Kuranı yorumlarken, basiretsizce, ilimden uzak, arapçaya hakim olmayarak, nesih-mensuhu bilmeden, nüzul sebeblerini bilmeden tefsir yapmak, ayete anlam katmak insanı küfre sokar..

O sebebden, Mezheplere tabi olun. ne kadar çok büyük yükten kurtulduğunuza kendiniz şahid olacaksınız.

5816 kaldırılsın

elhanefi
TCK. 5816 Mustafa Kemali koruma kanunu kaldırılmalı. Bu Ülke de Allah'a Ve Resulüne sövmek serbest, Düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendiriliyorsa, Mustafa Kemal'in eleştirilmesi de serbest olmalı !

cin

elhanefi
İnsanoglundan once dünyada yaşayan ancak, kendilerine gonderilen " Yusuf " isminde peygamber bir meleği katletmeleri üzere azgınlaşan ve Allahu Teala'nın emri ile dünyadan kovulan azgın bir topluluk. Görünmez oldukları için CİN ismi verilmistir.

ibda-c

elhanefi
İslami Büyük Doğu Akıncıları Cephesi, Necip Fazıl Kısakürek'in ortaya koyduğu "Büyük Doğu" ideolojisini ve federatif yapılı bir İslami devletin kurulmasını amaç edinmiş bir oluşum. Bu Oluşumda en kilit unsur merhum Kumandan Salih Mirzabeyoğludur

platonik

elhanefi
Karşılıksız, beklentisiz karşı cinse duyulan sevgi muhabbet. Bu sebebden gerçekten sevme olayının yanlızca Platonik Aşk olarak yaşayanlara has bir durum olduğu söylenmektedir.. Karşılıklı sevgide beklentiler var iken, karşılıksız ve hiçbir beklentiye sahip olmadan seven ve bekleyen kişidir.