deprem oldu

bonanza1993
Deprem yer kabuğu içerisinde oluşan kırılmalar nedeniyle oluşan titreşimin, dalgalar halinde yayılarak yeryüzüne yansıması olayıdır. Bu dalgalar yayılırken geçtiği ve ulaştığı her yeri etkisinde bırakarak, kırılmalara yol açar. Diğer bir deyişle, aslında hareketsiz kabul ettiğimiz, üzerine güvenle basıp, evlerimizi yaptığımız toprağın hareket ederek üzerinde bulunan her şeye zarar vermesi olayıdır. Deprem esnasında evler ve binalar yıkılır, can kayıpları ve yaralanmalar olabilir. Depremi inceleyen bilim dalına ise sismoloji denir. Sismoloji depremin nasıl oluştuğunu, deprem dalgalarının yer kabuğu içerisinde hangi yönden ne tarafa doğru hareket ettiğini, sarsıntının şiddetini ve ölçüsünü inceleyen bilim dalıdır.

Depremlerin büyük bir bölümü yeryüzünün 12 km derinliğine kadar ulaşan elastik kısımda meydana gelmektedir. Bu kısımdan daha aşağılarda sıcaklık 400 derecenin üzerinde olduğu için herhangi bir yer hareketi olmaz. Elastik olan üst kısımda ise her yıl birkaç cm'lik bir kayma hareketi olur. Bu küçük hareketler uzun yıllar birikir ve büyük bir hal aldığında birkaç metrelik büyük kaymalara yol açar. Bu da yeryüzünde deprem dediğimiz yer sarsıntısı olayı olarak bize yansımaktadır.
Deprem yer kabuğundaki fay adı verilen kırıklıklar üzerinde meydana gelir. Faylar kırılgan yapıda olan kayaların yüksek basınç ve gerilime maruz kalıp kırılmasıyla oluşan yapılardır. Bu gerilmeler yeryüzünün değişik kısımlarında olabilir. Depremler ise kayalık bir alanda oluşan gerilmenin ani bir harekete yol açacak kadar yükselmesiyle oluşan yer hareketidir. Bu gerilmelerin boşalmasıyla çok büyük bir enerji ortaya çıkar. Oluşan enerjinin çevresindeki kayalıklarda yaptığı titreşim sonucu ise depremler meydana gelmektedir.
Depremler meydana gelme sebeplerine göre farklı türlere ayrılır. Bunların yarattığı etki de kendi içerisinde değişiklik gösterir. Her deprem türüi her bölgede yaşanacak diye bir kural olamaz. Çünkü aşağıda da anlattığımız üzere yaşanan coğrafyanın jeolojik yapısı, o bölgedeki doğal afetlerin de belirleyicisidir.
Tektonik Depremler
Yeryüzünde oluşan depremlerin %90'ı tektonik depremlerdir. Yer kabuğunu oluşturan levhaların birbirine basınç uygulamaları ve birbirlerini hareket ettirmeleri sonucu oluşan deprem türüdür. Türkiye'de oluşan depremlerin büyük bir bölümü tektonik depremler grubundadır
Volkanik Depremler
Volkan patlamaları nedeniyle oluşan depremlerdir. Yerin altında bulunan lav dediğimiz yanıcı katı ve gaz kütlelerinden oluşan sıvı yeryüzüne çıkmak istediğinde, lavların hareketinden dolayı bir gaz sıkışması olur. Bu gaz sıkışmaları ise volkan patlamalarını meydana getirmektedir. Japonya ve İtalya'da oluşan depremlerin bir kısmı volkanik depremlerdir. Türkiye'de ise aktif bir yanardağ bulunmadığından bu tür depremler görülmemektedir.
Çöküntü Depremler
Bu tür depremler yerin altında oluşan boşlukların tavanlarında bulunan toprağın erimesi, yumuşaması ya da çökmesi sonucu oluşan depremlerdir. Çöküntü depremlerin oluşmasında maden ocaklarında yapılan kazı çalışmalarının olumsuz etkisi olmaktadır. Ayrıca barajlar yapılırken bir fay hattına denk gelinip toprağın çökmesiyle de çöküntü depremler oluşabilir. Bu tür depremlerin hissedilme alanı yerel olduğundan enerjileri ve etkileri diğer türlere göre daha azdır.
Tsunami
Deprem odağı denizin altında olan ve denizin içerisinde meydana gelen deprem türüdür. Depremin meydana geldiği denizde dalgalar kıyıya doğru olur ve o kadar büyük boyutlara ulaşır ki, kıyıdaki tüm ev ve binalara zarar verir. Bu dev dalgalara ise tsunami adı verilmektedir. Deniz depremlerinin en çok görüldüğü ülke olan Japonya'da 1896 yılında tsunamiden 30.000 kişi hayatını kaybetmiştir.