eğitim sistemi sorunlu mu öyle ise duzeltilebilir mi

saricizmeli
Oncelikle 30 lu yaşlarında, girdigi dönemde ÖSS sınavında yüzde 10 luk dilim ile mühendislik eğitimi almış bir vatandaşım. İlk okul dahil olmak üzere eğitim aldığım dönem de egitmenler (öğretmen, hoca, vb.) ile yaşadığım ve tuhaf buldugum bazı hadiseleri madde madde belirtmek istiyorum.
1. İlk okulu farklı ilcelerde okudum. Yanlış hatırlamıyorsam 4. Sınıfta matematik dersinde karne notu 4 (5 üzerinden) olarak takdir edilmisti. Bu durumu sınıf öğretmenine iki gözü çeşme halde sorduğumda, "bundan oncekiler kim bilir nasil vermis sana notlari, siz burjuvalar boylesiniz işte. İstediginizi alamadiginiz da aglar, sizlar ve şikayet edersiniz" diye bir cevap almistim. Kelimeleri, cumleleri tam hatirlamasam da ana fikir buydu. Yaş 10-11 sinif ogretmeni karne notu 4 diye aglayan, haksızlığa uğradığını düşünen cocuga verdigi cevap bu. Kizi da ayni sinifta ve tabi ki sinif birincisi.
2. Sonra ayni sinif ogretmeni belli ki birilerinin uyarmasi sonucu özür dileyerek 5. Sinifta beni matematik dehasi ilan etti. Ama benim icin bir sey ifade etmedi çünkü verdigim sinav kagitlari cevap anahtarindan daha derli topluydu. Su an dahi sayılar ile aram hiç fena değildir :)
3. Orta okul dönemi nispeten sorunsuz idi etüd merkezi sorumlusunun üst siniflarin gaza getirmesi ile 1.-2. sinif ogrencilerine şaka ile karisik şiddet uygulamasi disinda.
4. Lise donemi, okul müdürünün kızı ile ayni doneme denk gelmistik. Orta okuldan sonra ayni okul da devam edenler ile dışarıdan katilanlar ayristirildigi bir ortam vardı. Yanlis hatırlamıyorsam 12 tane lise sinifi vardi ayni donemde. Yani 12 tane lise 1 sinifi. Bu siniflar ilk etapta rastgele iken son sınıfa geldigimiz de basari siralamasina göre siniflarin oluşturuldugunu fark ettik. Başarı siralamasi neydi bilmiyorum ama bu sistemin kurbani bir suru ogrenci oldu. Lise kütüğüne bilin bakalim kim plaka çaktı? Ben degilim:)
5. Üniversite egitimi... Okudugum uni büyük ama efsane olmayan bir kurumdu. Bölüm başkanı başka bir muhendislik dalindan ve verimli yillarini coktan tamamlamis, sinav notlarinda 1, 2 gibi aşağılayıcı notlar verebilen biriydi. Kadroda ilk 2 sene prof. dahi yoktu. Sonra yeni bitme bir iki kisi hoca oldu basimiza:) park alaninda kocasina ogrencileri gözü önünde bağırıp cagiran, ego zannettiği lakin yillarca itilip kakinmanin dışa vurumu olan davranışlar sergileyen hocam vardı. Kadin egitmen aşağıda biraz daha bahsedeceğim sebeplerden, dersinde bir kaç sene tekrarlamama sebep oldu. En son kendisine, "nerede yanlis yapiyorum, bana yol gösterin lütfen. En azindan empati yapin" dedim. Cevap mi? Kendisi "benim seninle empati yapmam mümkün degil, hayatimda hic alttan ders almadim" dedi. :)))
6. Sonra tabi arastirdim bu durumu. Arastirmadan önce ortaligi ayağa kaldirdim bu kim ki boyle bir cevap verebiliyor diye ama işte sorunsuz egitim sisteminde kimi kime sikayet ediyorsun. Neyse ki sonra öğrendim ki bu kadin egitmen megerse alttan ders almis hem de verimli yillarini coktan doldurmuş olan bolum baskaninin dersiymis:)) tabi bu bilgi yıllarca yüz yüze geldigimizde gulumsememe sebep oldu ama bir işe de yaramadi.
7. Universitede bazi derslerde asiri yigilma oluyordu. Bahsettiğim kadin egitmenin dersi de bunlardan biriydi. Ders secimi yaparken bir baktim bu dersi baska bir hocadan secemiyorum. Bölüm baskanina sorduk nedir bu durum izah ediniz diye... Dedi ki "gencler bu dersi veren erkek egitmene gecen sene asiri yigilma oldu hocamız baş edemiyorum dedi. Biz de öğrenci numaralarına göre sınıflara dağıttık" dedi.
Bu durum akla, mantiga sigmiyor dediğimiz de "ogrenci numaralariniz uni giris siraniza gore belirleniyor. Burasi da egitim kurumu, dolayisiyla basari siralamasi ile belirlenen sartlari kullanma hakkimiz oldugunu düşünüyoruz" dedi.
Ama bilmiyordu ki ogrenci numaralari TC no sırasına göre veriliyor. Bu adam bir de bölüm baskani. Bu durum kendisine izah ederek "yaptığınız ırkçılık insanların memleketleri tc numarasini belirler" diye sitemkar bir savunma yaptık. Başlangıçta ise yaramadi ama sonra ders kayitlari bittiginde isteyen öğrencilerin sinif değiştirmesine musaade edildi.

Sonuç: bir sekilde hayat devam ediyor egitimi gecikmeli de olsa tamamladım. Nispeten basari bir iş hayatim var. Bu durumları aşalı da cok oldu.
Son günlerde yaşadığımız siyasi problemler arkadas ortamında egitim sistemi ve sorunları ile alakali bir cok konusma yapmamıza vesile oldu. Ben de buraya yazayim dedim aklimdakileri.
Varmak istedigim durum ise, bu ülke de malesef egitim sistemi bitmiş haldedir. Potansiyeline ulaşan öğrenciler ya ciddi masraflar ile kaliteli egitim kurumlarina yonelenler, ya da şans eseri iyi eğitimcilere rastlayanlardir. Hal böyleyken sokaklarda gulen yuzler yerine hakki gasp edile edile toplum icin potansiyel tehlike haline dönüşmüş insanlar ile dolu.
Yazdıklarımı derleme firsatim olmadı, klavye azizlikleri, imla ve dil bilgisi hatalari icin özür dilerim.

Unutmamak gerekir ki
"İp büzüle büzüle kaytan, insan düzüle düzüle şeytan olur"

saricizmeli
Hak veriyorum gercekten gereksiz uzun oldu. Yazıda "bu ülke de malesef egitim sistemi bitmiş haldedir. " Demiştim.
Düzeltilemez değil ama ben tum ulkede ayni anda degisiklik yapmanin nüfus yogunlugu, etnik kokenler, sosyoekonomik durumlar vb. Sebeplerden mumkun olmayacagini dusunuyorum. Bollgelerin genel analizleri yapilarak radikal kararlar alip tabiri caizse "devrim" yapılmalıdır. Her bölgeyi kendi icinde değerlendirmek lazim.
İnsallah duzeltildigine ve ya duzeltmek icin cabalandigina sahit oluruz.